| Dr. Mehmet Kocaoğlu
İ.Ü.İ.T.F. Ortopedi ve Travmatoloji ABD - Çapa
Çeşitli nedenlere bağlı oluşan
deformiteler ile kliniklere başvuran hastalar, anatomik lokalizasyonlarına göre
değerlendirildiğinde, ortalama % 80’ inin alt ekstremiteye ait şikayetler olduğu
gözlenmektedir . Eksen kaybına bağlı anormal yüklenmeler, normal streslerin eksantrik
dağılımına yol açmaktadır. Bu kısır döngüyü kıracak en etkili tedavi metodu
ise düzeltici osteotomilerdir .
 |
Halen tartışmalı bir konu kaç
derecelik ve hangi planlardaki deformitelerin cerrahi rekonstruksiyon sınırlarında
olduğudur. Yine yapılacak cerrahi girişimin tipi konusunda da ortopedistler fikir
birliği içinde değildir.
Gerek cerrahi tedavi endikasyonlarının gerekse cerrahi tekniklerin
tartışmalı olması bu konunun değişik yönlerden ayrıntılı olarak incelenmesini
gerektirmektedir |
Bütün alt ekstremite deformiteli
hastalarda sistemik ortopedik muayeneyi takiben:
SİAS-İç malleol arası uzunluk farkı
tespit edilir.
- Tüm alt ekstremite eklemlerinin hareket açıklıkları (
ROM ) ve varsa fikse kontraktürler ve dereceleri tespit edilir.
- İlgili anatomik bölgenin kas kuvvetleri muayene edilir.
Hastalarda kısalık var ise tahta blok
konularak kaç cm ile bunun telafi edildiği hastaya sorularak öğrenilir.( Bu test
özellikle poliomyelitise bağlı kısalıklarda çok önemlidir; zira bu gibi
hastalardaki kısalıkların tedavisi, radyolojik ölçüme göre değil bilakis tahta
blok testindeki miktara göre yapılmalıdır).
Tüm hastalarda 130 cm’lik röntgen
filmlerine ayakta ( alt ekstremiteler yük altında iken ) ortalama 3 metre uzaklıktan
orthoröntgenogramları iki yönlü olarak çekilmelidir. Çekim esnasında dikkat edilen
noktalar :
Hastanın çekim esnasında fikse
deformiteleri yoksa her iki ayak tabanını tam olarak yere basmalıdır.
AP pozisyondaki grafide patella diz
ekleminin tam orta noktasına santralize edilmelidir.

Lateral pozisyondaki grafide diz eklemi ( kontraktür yok ise ) tam
ekstansiyonda olmalı ve her iki femur kondili süperpoze olacak şekilde çekim
yapılmalıdır.

Uygun olarak çekilen radyografilerin
değerlendirilmesi aşağıdaki kriterlere göre sırası ile yapılmalıdır :
AP grafide femur başı merkezinden ayak bileği ortasına ( talusun
tibial eklem yüzeyinin ortası ) çekilen çizgi mekanik ekseni belirler.

Bu işlemden sonra mekanik eksenin diz eklemi ortasına olan
uzaklığı ölçülmelidir. Mekanik eksendeki, diz ortasından maksimum 10 mm’ ye (
erişkinde 10 mm, pediatrik vakalarda ise 5 mm normal olarak kabul edilmelidir) kadar
mediale sapmalar normal sınırlar içerisinde kabul edilmelidir. Bunun üzeri ya da diz
ortasından laterale sapmalar ise patolojik sınırlar içindedir.
Mekanik eksen üzerinde olmak şartı ile femur başının üstünden
tibio – talar eklemin ortasına kadar olan mesafe her iki ekstremitede
karşılaştırılarak uzunluk farkları saptanmalıdır.
Sıra deformitenin tibia, femur ya da her ikisinde birden olup
olmadığının saptanmasına gelmiştir.
Tibiada mekanik eksen ve anatomik eksen (mid - diafizer çizgi )
süperpoze olurlar. Bundan dolayı bu kemikteki patolojileri belirlerken tek eksenden
bahsetmek doğru olur. Buna göre tibia proksimal eklem yüzeyinin ortasından distal
eklem yüzeyi ortasına çekilen çizginin proksimalde tibia proksimal eklem yüzeyi ile
medialde yaptığı açı ( Medial Proksimal Tibial Açı = MPTA
) ve aynı eksenin distal tibial eklem yüzeyi ile lateralde yaptığı açı ( Lateral
Distal Tibial Açı = LDTA ) ölçülerek normal sınırlarda
olup olmadığı değerlendirilmelidir. Normal değerlerin dışındaki açılar
patolojinin bu kemiğe ait olduğunu göstermektedir.

Femurda anatomik ve mekanik
eksen iki ayrı kavramdır; bu iki eksenin arasında ortalama 6-7 derecelik bir açı
vardır. Dolayısıyla buradaki muhtemel patolojileri ya anatomik ya da mekanik eksene
göre belirlemek gerekir.
Femurun mid – diafizer çizgisi bu kemiğin anatomik eksenini
oluşturur. Bu çizgi proksimalde piriformis fossa distalde de femurun distal eklem
yüzeyi ortasının 1-2 mm medialinde sonlanır. Grafilerde mid – diafizer çizgi
çekilerek bu çizginin proksimalde femur başı merkezi – trokanter majör tepesi
arası çekilen çizgi ile medialde yaptığı açı (Medial Proksimal Femoral
Açı = MPFA ) ve aynı eksenin femur distal eklem yüzeyi ile lateralde
yaptığı açı (Lateral Distal Femoral Açı = LDFA ) ölçülerek
normal sınırlarda olup olmadığı değerlendirilmelidir. Normal değerlerin
dışındaki açılar patolojinin bu kemiğe ait olduğunu göstermektedir.
Femurun mekanik ekseni, femur başı merkezi ile femur distal eklem
yüzeyi ortası arasındaki çizgidir. Bu çizgi grafilerde belirtilen noktalar arasında
çizilir ve eksenin proksimalde femur başı merkezi – trokanter majör tepesi arası
çekilen çizgi ile lateralde yaptığı açı (Lateral Proksimal Femoral
Açı = LPFA ) ve aynı eksenin femur distal eklem yüzeyi ile lateralde
yaptığı açı (Lateral Distal Femoral Açı = LDFA ) ölçülerek
normal sınırlarda olup olmadığı değerlendirilmelidir. Normal değerlerin
dışındaki açılar patolojinin bu kemiğe ait olduğunu göstermektedir .

- Sıra deformitenin / deformitelerin patoloji olduğu daha önceden belirlenen kemiğin
neresinde / nerelerinde olduğunu belirlemeye gelmiştir.
- Anatomik eksene göre hesaplamalar bize hem anatomik hem de mekanik ekseni düzeltmeye
olanak verir ve böylece yüklenme aksı düzelirken aynı zamanda kozmetik kusurlarda
düzeltilmiş olur. Buna göre yukarıda değinilen anatomik eksen başlangıç ve bitim
noktalarından normal değerleri içeren proksimal ve distal anatomik eksenler çizilir.
Bunların kesişme noktası deformitenin apeksidir. Apeksdeki açı ise deformitenin
büyüklüğünü gösterir.
- Eğer deformite apeksi kemiğin görünür deformasyonu ile çakışmıyor ya da
kemiğin kontürlerinin dışında ise birden çok deformite ve onların apekslerinden
bahsetmek gerekmektedir. Bu durumda çizilmiş iki anatomik eksenin ortasında kemiğin
mid – diafizer çizgisi ya da diğer bir deyişle orta segmentin anatomik ekseni
çizilir. Bu üçüncü eksenin ilk iki eksen ile kesişmesinden ortaya iki deformite
apeksi çıkacaktır.

- Mekanik eksene göre hesaplamalar bize yalnızca yüklenme ekseninin rekonstruksiyonuna
olanak verir. Anatomik kusurlar düzeltilmeyebilir. Buna göre yukarıda değinilen
mekanik eksen başlangıç ve bitim noktalarından normal değerleri içeren proksimal ve
distal mekanik eksenler çizilir. Bunların kesişme noktası deformitenin apeksidir.
- Tibia da mekanik ve anatomik eksenler aynı çizgi olduğundan hesaplamalar anatomik ve
mekanik eksenlere göre aynı sonuç verir.
- Femurda deformitenin proksimalindeki mekanik ekseni çizebilmek için anatomik –
mekanik eksenler arasındaki 6-7 derecelik ilişkiden faydalanmak gerekmektedir. Buna
göre femur başı merkezinden geçecek şekilde anatomik eksen ( middiafizer çizgi )
paralel olarak kaydırılır. Bu çizgiye lateralde çekilen 6-7 derecelik ikinci bir
çizgi deformite proksimalinin mekanik eksenini oluşturur. Yine femurun distal eklem
yüzeyinin ortasından normal açısal değerleri içeren deformitenin distal mekanik
ekseni çizilir. Bunların kesişme noktası femurdaki deformitenin apeksidir.
- Eğer deformite sagittal planda ise, uygun pozisyonda çekilmiş grafide :
- Proksimalde femur başı merkezinden distalde Blumensatt çizgisinin 1/3 önüne
çekilen çizginin Blumesatt çizgisi ile posteriorda yaptığı açı ( Posterior Distal
Femoral Açı = PDFA ) ölçülerek normal sınırlarda olup
olmadığı değerlendirilmelidir. Normal değerlerin dışındaki açılar patolojinin bu
kemiğe ait olduğunu göstermektedir.
- Tibia proksimal eklem yüzeyinin 1 / 5 anterior’ u ile distal eklem yüzeyi ortası
arasında bir çizgi çekilir. Proksimalde iki çizginin posteriorda yaptığı açı ( Posterior
Proksimal Tibial Açı = PPTA ) ile distalde anteriorda
yaptığı açı ( Anterior Distal Tibial Açı = ADTA
) ölçülerek normal sınırlarda olup olmadığı değerlendirilmelidir. Normal
değerlerin dışındaki açılar patolojinin bu kemiğe ait olduğunu göstermektedir.

- Genellikle hastalarda pür frontal ya da pür sagittal plan
deformitesi olmaz. Daha sık olarak karşılaştığımız hastaların hem AP hem de
lateral orthoröntgenogramlarında deformite olduğudur( özellikle kemik displazili
hastalarda ). Bu durumda oblik plan deformitesinden bahsetmek gerekir; yani deformitenin
gerçek planı frontal ve sagittal düzlemler arasındadır.
- Bu düzlemi ve deformite miktarını saptayabilmek
için, çizilen grafiğe AP ve lateral grafilerdeki deformite değerleri yerleştirilir.
Bu iki değerin kesiştiği noktadan sıfır noktasına çekilen doğru deformitenin
eksenidir.

- Bu doğrunun AP ekseni ile yaptığı açı
deformitenin frontal plandan olan uzaklığını;
- Bu doğrunun uzunluğunun eşdeğer olduğu açı
miktarı ise deformitenin büyüklüğünü göstermektedir.
- Bu doğruya sıfır noktasından geçen dikme ise
İlizarov yönteminde menteşelerin yerleştirileceği düzlemi göstermektedir.
- Eğer deformite apeksinin bulunduğu anatomik bölge gerek cilt ve gerekse
nöro-vasküler yapılar açısından müsait ise korreksiyon buradan yapılmalıdır. Bu
durumda bir translasyona ihtiyaç yoktur.
- Eğer hastada 1-3 cm ‘ lik bir kısalık da var ise open – up osteotomi ve
trikortikal greft uygulanabilir.
- Eğer kısalık 3 cm ‘ den fazla ise yumuşak dokular ve nörovasküler yapılar akut
bir distraksiyona izin vermez. Bu durumda fiksatör ekstern kullanılarak, tedrici uzatma
ve aynı zamanda deformitenin korreksiyonu sağlanmalıdır.Biz bu şekildeki hastalarda
sirküler tipte İlizarov fiksatörünü tercih ettik.

- Çok ender olan bir durumda deforme ekstremitenin diğer tarafa göre uzun olmasıdır.
Bu durumda hastaya iki alternatif sunulmalıdır :
- Deformiteyi düzeltip, daha sonra diğer tarafın kısalığını giderici
prosedürlerin uygulanması;
- Deformiteyi kama çıkaracak şekilde ( close-up osteotomi ) yaparak, tek seansta hem
deformiteyi hem de uzunluk farkını gidermek.
- Bazen deformitenin apeksi ya eklem seviyesindedir ya da apeksin olduğu bölgede
yumuşak dokular osteotomi yapmaya izin vermez. Bu durumda osteotomi apeksden farklı
seviyede yapılmalıdır. Bu ise korreksiyonun translasyon ile birlikte yapılmasını
gerektirir.
- Eğer deformite İlizarov tipi fiksatör ekstern ile düzeltilecek ise sıra menteşenin
yerleştirilmesine gelir.
- Menteşe daima ( osteotomi apeksden yapılmasa bile ) deformitenin apeksinde ya da açı
ortayı üzerinde olmalıdır.
- Eğer korreksiyon ile birlikte uzatma da uygulanacak ise menteşe apeksdeki
angülasyonun açı ortayı üzerinde, deformitenin konveks tarafında olmalıdır.
Eksen bozukluğu ile osteoartrozun birlikteliği ve ilişkisi
bilinmekle birlikte patogenez tam anlamı ile açığa kavuşturulamamıştır. Bu
genellikle anormal kıkırdağın normal kuvvetlere yetersiz cevabı, ya da normal
kıkırdağın anormal kuvvetlere reaksiyonu ile meydana gelir. Andriacchi’ nin
yaptığı biyomekanik çalışma, diz ekleminde yalnızca statik yüklenmenin değil
aynı zamanda yürüme esnasındaki yumuşak dokuların oluşturduğu dinamik yüklenmenin
de önemli olduğunu göstermiştir. Bu noktada iki tanım önem kazanmaktadır; kalça,
diz ve ayak bileği ekleminin tek bir çizgi üzerinde olmasını ifade eden “ mekanik
eksen “ ve eklem yüzeyinin bağlı olduğu kemik segmentine göre pozisyonunu ifade
eden “ oryantasyon ”. Deformite düzeltilirken hem uygun mekanik aks ve hem de uygun
eklem oryantasyonu sağlamak gerekir.
Tabii ki deformite yalnızca iki planda değil, üçüncü boyutta da
incelenmelidir. Eckhoff yaptığı retrospektif bir çalışmada, femurdaki azalmış
rotasyonun kalça ve diz osteoartrozunun artmasına yol açtığını göstermiştir.
Özellikle erişkin hastalarda kaç dereceye kadar açılanma kabul
edilip edilmeyeceği konusu tartışıla gelmiştir. Hiç kuşkusuz bu soruya cevap
vermeden önce ekstremitedeki deformitenin gerçek planını saptamak ve ona göre meydana
gelecek biyomekanik bozuklukları değerlendirmek gereklidir. Bir ekstremitedeki deformite
angüler, translasyonel ya da rotasyonel ya da bunların kombinasyonu biçiminde olabilir.
Bu deformiteleri belirlemek için çeşitli planlamalar tanımlanmıştır. İlizarov
tekniğini tarif ederken deformitelerin korreksiyonu için karmaşık trigonometrik
formüllerden oluşan planlama tarif etmiştir. Biz ise olgularımızda Paley ve ark.’
larının geliştirmiş olduğu ‘ malalignment test’ ini tercih etmekteyiz. Bu test
ile deformitelerin gerçek apeksi ya da apeksleri, beraberinde olabilecek translasyonel
veya rotasyonel deformiteleri saptamak oldukça basit bir şekilde mümkündür. Açısal
deformite ile birlikte olabilecek translasyonel ve / veya rotasyonel deformite,
patolojinin şiddetini artırıcı ya da azaltıcı yönde etkileyebilir.
Diğer önemli nokta ise deformitenin yönünü saptamaktır.
Genellikle biplanar gibi görülen deformitelerin tam antero-posterior ya da lateral
yönde olmadığından her iki grafide de açısal deformite gözlenir. Bunlar
deformitenin izdüşümleridir. Gerçek plan, bazı trigonometrik formüller veya basit
olarak grafik metodu ile tespit edilebilir.
Bütün bu değerlendirmeler yapıldıktan sonra cerrahi tedavi gerekip
gerekmediği, gerekiyorsa hangi tekniğin tercih edilmesi gerekliliği
tartışılmalıdır. Yıllar boyunca yapılan yoğun tartışmalar rağmen hangi kemikte,
hangi bölgede, hangi dönemde ne kadar açılanma kabul edilebilir sorularının
cevapları halen net olarak verilememiştir. Eklem hareket planında olduğu için
sagittal plan deformitelerinin, frontal plan deformitelerine göre daha kabul edilebilir
olduğu ifade edilir. Fakat eksen bozukluğu olmadığında dahi vücut yükünün
ortalama % 70 ‘ i dizin medial kompartımanından geçerken, 4-6 derecelik varus
deformiteleri oluştuğunda ise yükün % 90 ‘ ının medial kompartımandan geçiyor
olması bizi şu ifadeye yaklaştırmaktadır: “ Kabul edilebilir angülasyon miktarı
yoktur, mümkün olduğu kadar orijinal anatomi sağlanmalıdır. “
Tedavi konvansiyonel tekniklerle veya İlizarov metodu ile
gerçekleştirilebilir. Özellikle multiplanar deformitelerin osteotomi ve konvansiyonel
osteosentez yöntemleri ile tedavisi zordur. Open-up veya close-up osteotomileri
ekstremitede istenmeyen miktarlarda kısalık ya da uzunluğa yol açarlar. İlizarov
metodunun avantajları arasında hemen her olguya uygun cihazın tasarlanabilmesi, bütün
planlardaki deformitelerin akut veya tedrici olarak istenilebildiği zamanda, planda ve
miktarda düzeltilebilmesi, deformite düzeltme ile birlikte uzatma da yapılabilmesi ve
bu şekilde orijinal anatomik kemik biçimi ve uzunluğuna yakın ekstremite elde
edilebilmesi gelir. Aynı zamanda tedavi süreci içinde gelişebilecek ek deformitelerin
ve komplikasyonların da anestezi gerektirmeden cihaz ya da yapılabilecek eklemelerle
düzeltilebilmesi mümkün olmaktadır.
Angülasyon ile birlikte kısalık olduğunda deformite akut olarak
düzeltildikten sonra uzatma yapılabilir ya da her ikisi de tedrici olarak rekonstrükte
edilebilir. Özellikle dizdeki ileri genu valgum deformitelerinde düzeltme tedrici
yapılmalı,akut yapılacak ise bile proflaktik fibular sinir eksplorasyonu ve
dekompresyonu uygulanmalıdır.
Fibula osteotomisi ise oblik olarak uygulanmalıdır. Eğer yavaş
uzatma düşünülüyorsa erken kaynamalara karşın fibuladan rezeksiyonu önermekteyiz.
Tüm İlizarov uygulamalarında olduğu gibi cihaz içinde iken ve
cihaz çıkarıldıktan sonra yoğun rehabilitasyon ve hasta ile yeterli kooperasyon,
eklem hareket açıklığını korumak ve tedavi sırasında ekstremitelerin
kullanılmasını sağlamak, başarılı bir tedavi için olmazsa olmaz şartıdır.
Sonuç :
- Alt ekstremitedeki deformiteler osteoartrozik değişikliklere yol açabileceğinden,
özellikle erişkinlerde mümkün olduğunca orijinal anatomiye uygun düzeltilmelidir.
- Alt ekstremite mekanik ekseninin düzeltilmesi kıkırdağa gelen streslerin
düzenlenmesine; böylece ağrının ortadan kalkmasına ve eklem fonksiyonlarının
artmasına yol açmaktadır.
- Özellikle diz çevresi deformitelerinde yanlış anatomik oluşumdan korreksiyonu
önlemek için mutlaka yukarıda detayları açıklanan deformite planlaması testi
yapılmalıdır.
- Özellikle
- multiplanar deformiteler
- deformite ile birlikte kısalık olan vakalar
- genu valgum tipi deformitelerde peroneal sinir felcinden kaçınmak için
İlizarov yöntemi ile tedavi tercih edilmelidir.
Kaynaklar :
- Andriach P.T.: Dynamics of knee malalignment. Orthop Clin North Am 25: 395-404, 1994.
- Bar H.F., Breitfus H.: Analysis of angular defomities on radiographs. J Bone Joint Surg
71B: 710- 716, 1989.
- Bombelli R.: Osteoarthritis of the hip. Berlin Springer Verlag. 1983.
- Catagni M.A.,Guerreschi F,Ahmad S.T.,Cattaneo R.:Treatment of genu varum in medial
compartment osteoarthritis of knee using the Ilizarov method . Orthop Clin North Am 25:
509-514,1994.
- Chao E.Y.S. ,Neluhenı E.V.D.,Hsu R.W.W.,Paley D.:Biomechanics of malalignment.Orthop
Clin North Am 25:379-386 ,1994.
- Checketts R.G., Otterburn M.: Pin track infection: definition, prevention and incidence.
The second Riva congress, abstract book, p: 98-99, 27-31 May 1992
- Eckhoff D.G.: Effect of limb malrotation on malalignment and osteoarthiritis. .Orthop
Clin Nort Am25:405-414,1994.
- Green S,.Green E.D.:The influence of radiographic projection on the appperance of
deformities. Orthop Clin North Am 25:467-476,1994.
- Herzenberg J.E.,Smith J.D.,Paley D.:Correcting torsional deformities with Ilizarov’s
apparatus.:Clin orthop 302:36-41,1994.
- Hsu R.W.W.,Hımeno S.,Coventry B.M.,Chao E.Y.S.,Normal axial alignment of the lower
extremity and load – bearing distribution to the knee Clin. Orthop. 255, p:
215-227,1990.
- Kettelkamp D.B.,Hilberry B.M.,Murrish D.W. ,Heck D.A.:Degenerative arthritis of the knee
secondary to fracture malunion.:Clin. Orthop. 234, p: 159,1988.
- Kocaoğlu M., Baştürk S., Kılıçoğlu Ö., Çakmak M.: Kliniğimizdeki Ilizarov
cihazı uygulamalarının erken sonuçları. 13. Akif Ş.Şakar Günleri, s: 69-70, 1995.
- Kocaoğlu M., Göğüş A., Çakmak M., Tuncay İ., Küçükkaya M., Kuzgun Ü.:
Treatment of lower extremity nonunions by the methods of Ilizarov. ASAMI 7th
Annual Scientific Meeting San Francisco USA, 12 February 1998.
- Kocaoğlu M., Eralp L., Talu U., Boynuk B., Çakmak M.: Ilizarov method and surgical
planning in deformities of the lower extremity. The 11th Scientific Conference
Commemorating Ten Years of the Ilizarov Method in Poland,18-20 June 1998.
- McKelllop H.A.,Llina A.,Sarmiento A.: Effects of the tibia malalignment on the knee and
ankle.Orthop. Clin. North Am. 25, p: 415-424, 1994.
- Paley D.: Problems obstacles ,and complications of limb lenghtening by Ilizarov
technique.:Clin. Orthop. 250, p: 81-104,1990.
- Paley D., Kocaoğlu M., Herzenberg J., Zaidi R., Bhave A.: Congenital Femoral
Deficiency. ASAMI First International Meeting, New Orleans USA, 15-17 March 1998.
- Paley D.,Tetsworth K.: Mechanical axis deviation of the lower limbs preoperative
planning of uniapical anguler deformities of the tibia or femur.:Clin. Orthop. 280, p: 65,
1992.
- Paley D.,Herzenberg J.E.,Tetsworth K.,McKie J.,Bhave A.: Deformity planning for frontal
and sagittal plane corrective osteotomies. Orthop. Clin. North Am. 25, p: 425-466,1994.
- Paley D.,Herzenberg J.,Tetsworth K.,5th Annual deformity planning: Course
book ,Baltimore,1996.
- Paley D. :Kişisel görüşme .:Baltimore,1996.
- Tetsworth K.,Paley D.: Malalignment degenerative artropathy. Orthop. Clin. North Am 35,
p: 367-378,1994.
- Velazquez R.J., Bell D.F., Amstrong P.F., Babyn P., Tibshirani R.: Complication of
Ilizarov technique in the correction of deformities in children. J Bone Joint Surg 75A:
1148-1156, 1993.
|